ÜNİVERSİTEDE TIP OKUMAK

Medipol Üniversitesi Tıp fakültesi öğrencisi Uğurcan Turhan ile neden tıbbı tercih ettiğini, tercih ederken göz önünde bulundurulması gereken kriterleri, bir tıp öğrencisinin bakışını ve bölümü hakkında merak edilenleri konuştuk.

1-Merhaba öncelikle sizi biraz tanıyabilir miyiz?                                                                          

Merhaba ismim Mehmet Uğurcan Turhan. Medipol Üniversitesi  Tıp fakültesi 4. Sınıf öğrencisiyim.

2- Tıp okumak istediğinize nasıl karar verdiniz?

Tıp benim için bir sevdaydı. Bunu kendimi bildiğimden beri diye cevaplayabilirim. Tıp alanında kalbe olan ilgimi soracak olursanız, ortaokuldayken babamın geçirdiği bypass ameliyatı ile başladı.

3- Bu bölümü tercih etmeyi düşünen yeni mezun arkadaşlarımıza önerileriniz neler olur?

Öncelikle kendilerine tıp alanını seçmeden evvel isteklerinin durumunu ve kendilerinden bu uğurda neler verebileceklerini düşünmelerini istiyorum. Eğer bu iki konuda içleri rahatsa fark ederseniz, para filan demiyorum çünkü bu işi sadece para için yapacaklar hem okurken hem de iş hayatında oldukça mutsuz olacaklardır. Tıp eğitimi bildiğiniz üzere 6 yıllık bir eğitim ve oldukça yoğun. Diğer gençlerden daha geç hayata atılıyoruz. Belki bir kişi 6 yıl ticaretle uğraşsa para kazanma konusunda bizden daha çok şey bileceği konusunda hemfikirim. En önemli konu bu mesleğin size vereceği manevi duygudur. Karşınıza geçecek 70 yaşında bir teyzenin Allah razı olsun oğlum demesi bile sizi maddi duygulardan kurtaracağını düşünüyorum. Maddi olarak da sizi üzmeyecek bir bölüm tabi. Oldukça tartışmalar var yeterince kazanılıyor mu diye bu konu hakkında elimizden bir şey gelemeyeceği için tıbba karşı olan sevginiz ile doldurmanız gerekecek.

4-Eğitim-öğretim süreci boyunca ölüm ile bu kadar karşı karşıya gelmeniz psikolojik etkiler yaratıyor mu? Tıp fakültelerinin bu yönde bir psikolojik danışmanlık programı var mı?

Bu konu hakkında birtakım dersler oluyor ama özel olarak psikolojik destek sağlanmıyor. Usta-çırak ilişkisi olduğu için böyle bir durumda hocalar yardımcı olmaktalar. Özel olarak sıkıntı çekinilen konular olunca her üniversitede olduğu gibi psikologlar var ve randevu alınıp gidilebilmektedir.

5-Her alanın kendine özgü zorlukları bulunuyor. Bölümünüz zorlukları nelerdir?

İnsanlarla uğraşan mesleklerin bir tık daha zor olduğunu düşünüyorum. Sağlık sektörü de bunu kapsamaktadir. Her insan farklıdır. Bırakın aynı tedavi programını hazırlamayı her insanla aynı dili kullanarak konuşamazsınız. Bir gün Ahmet amca gelir ona anlayacağı dilden anlatmaya çalışırsınız, diğer gün bir şirkette CEO olan bir hanımefendi gelir. İkisine de farklı şekillerde, onların anlayacağı optimal düzeyde tedaviyi anlatmak ve uygulamak zorundayız. Öte yandan sağlıkta şiddetin oldukça arttığı bu son zamanlarda bizlere gelebilecek maddi manevi hasarlara kendimizi koruma altına almak zorundayız. Tıp 1 ilk ders şunu söyler: “Primum non nocere-önce zarar verme”. Hasta bireylere uygulamaya çalıştığımız bu kanunu, karşı tarafın da bize zarar verecek davranışlarda bulunmamasını temenni ederek görmek istiyorum.

6- Sizce kimler tıp okumalı?

Tıp kesinlikle parası için değil manevi tatmin için seçilmeli. Bulmaca çözmeyi seven, öğrenme ve öğretme isteği oldukça fazla olan, bilimsel çalışmalarla ülkemize ve vatandaşlarımıza faydalı olabileceğini düşünen herkes tıp okuyabilir ve emin olun bu özelliklere sahip insan tıbbın zorluklarını görmezden gelip alanında çok başarılı bir hekim olacaktır.

8- Eğitim süresinin uzun olması öğrencilere neler düşündürüyor ve nasıl etkiliyor?

Tıp eğitimi bildiğiniz üzere 6 sene, hazırlık da okunursa 7 seneye varan bir süreçtir. Oldukça kapsamlı temel, preklinik ve klinik dönemden oluşmaktadır. Klinik dönemin sonunda ise intörn doktor olarak nitelenen bireylerin artık tıp alanında hasta bakabilecek, tedavi planını kendi başına oluşturabilecek, ülkenin neresinde olursa olsun kendisine gelen tedaviye ihtiyacı olan bireylere sağlık hizmeti sağlayabilecek düzeye erişmiş pratisyen hekim olarak görevlerini sürdürebilmektedirler. Diğer bölümlerden farklı olarak hayata geç atılarak para kazanmaya geç başlanmasının dışında tıbbı seven ve seçen bir bireyin uzun okuma dönemini sorun edeceğini düşünmüyorum.

9-Hastalara karşı sabır ve empati olmazsa olmaz bir nokta. Öğrenciler kendilerini bu hususta nasıl geliştiriyor?

Geliştirmeye çalışıyor tabi ki, eğer kişinin içinde de böyle bir duygu varsa elbet. Usta-çırak ilişkisinin en çok hissedildiği mesleklerden birisi de hekimliktir. Öğrenci ustasından ne görürse onu uygulamaya meyillidir. Ustası ne kadar bilgili, ne kadar hastalara karşı iyi davranırsa şüphesiz iyi doktor olma yolunda ilerlemek isteyen bir doktor adayı ustasından gördüğü her türlü yetiyi kapacaktır ve ilerde hastalarına karşı da kullanacaktır.

10-“Tıbbiyeden her şey olur, doktor da olur nadiren.” 

Ortalıkta söylenilen bu söz sizce neyi  kastederek söylenmiştir?

Hekimlik yorucu bir meslek olduğu gibi, yanında illa bazı hobilerin bulunması gereken bir meslek. Yoksa stresle başa çıkmak oldukça zor olacaktır. Öte yandan müzik olsun, resim olsun ufku genişleten hobilere sahip insanlar ufukları geniş insanlardır. Sadece tıbba takılı kalmak istemeyebilir ya da günümüzde örnekleri olduğu gibi tıptan tatmin olmayıp hobilerini işe dönüştürebilirler.

11-Öğrenciler yoğun çalışma temposundan sıkılınca kendilerini daha çok hangi alanlara yönelerek rahatlatma ihtiyacında oluyor. Bu anlamda tıp okumak sosyal olmayı nasıl etkiliyor?

Yani her öğrenci gibi her aktivitelere katılabiliriz tabi konser olabilir, arkadaşlarla gezmek olabilir. Ufak birkaç saatlik aralarda çay kahve sırasında yapılan tartışma ve muhabbetler olabilir, bizi rahatlatan eylemlerdir. Sonuçta boş zamanlarımız az olsa da bulduğumuz zamanı da değerlendirmek zorundayız. Sevdiğimiz, saydığımız dostlarımızla özellikle…

12- Kişisel olarak bölümünüz sizin için neyi ifade ediyor?

Benim için oldukça çok şey ifade ediyor ama anahtar kelimelerle ifade etmem gerekirse:

vicdan, insanlık, bilgi, sanat ,maneviyat, hakimiyet

Hekim denmesinin en önemli sebebi eskiden tıp doktorlarının sadece tıbba değil birçok alana hakim olmasından bizlere hekim denirmiş. Mezun olan herkes tıp doktoru unvanını kazanır ama herkes hekim olamaz. İleride hekim denecek doktorlarının sayısının artması dileğiyle hoşçakalın. Sağlıkla kalın. Bilimle kalın efenim.

Deneyimlerinizi ve düşüncelerinizi bizimle paylaştığınız için çok teşekkür ederiz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir